True Grit

6 Mart 2011 Pazar

True Grit


'No Country for Old Men' filminde 'Josh Brolin' öldükten sonra filmin nereye gittiğini, devam eden yaklaşık yarım saat- kırk beş dakikalık bölümü hiç anlayamamıştım. Film bence Josh Brolin ölene kadar son derece heyecanlıydı. Ancak ne olduysa film bitmesi gereken yeri bilemedi ve gereksiz uzadı. İşte True Grit de böyle bir film. Heyecan dolu anları ne kadar bolsa, "ben bu filmi neden izliyorum?" diye sordurtan yerleri de bir o kadar fazla...



'Klasik bir Western hikayesi'


On dört yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross (Hailee Steinfeld) babasının haince öldürülmesi üzerine Amerikan Federal Şefi olan  Rooster Cogburn'ün (Jeff Bridges) yanına gider ve onu kendisiyle birlikte babasının katilini bulmak üzere yola çıkmaya ikna eder.  Rooster Cogburn'ün olağanüstü iz sürme yeteneğine rağmen büyük defoları vardır: alkol düşkünlüğü, tek gözünün kör oluşu ve ilerlemiş yaşı gibi...

Ross ve Cogburn, Ross'un babasının katili Tom Chaney'nin peşinden Kızılderili topraklarına girerler girmesine ancak bu amaçta yalnız değildirler: aynı zamanda La Boeuf adında bir Teksas polisi de Chaney'nin peşindedir.

La Boeuf, Chaney'nin peşindedir çünkü Chaney Teksas sınırları dahilinde de bir cinayet işlemiştir ve La Boeuf onu yakalayıp Teksas eyaletine götürmek zorundadır. Dolayısıyla bir katilin peşinde iki farklı eyaletin görevlisi vardır. Bu da olayı çok ilginç bir noktaya; daha doğrusu üç noktaya götürür: ya Chaney kaçmayı başaracak, ya La Boeuf tarafından yakalanacak, ya da Ross ve Cogburn'ün eline düşecek.

Yani Coen Kardeşler, normal bir hırsız-polis hikayesini dallandırıp budaklandırıyor ve daha karmaşık bir hale getiriyor. Bu da onların tarzı.

Klasik bir 'iz peşinde' hikayesi. 

Yıllardır; daha doğrusu yıllar evvel babalarımızın-annelerimizin Clint Eastwood'un basmakalıp yorumuyla izlediği filmlerin sanki modern bir yorumu gibi True Grit. Farklı bir bakış açısı da denebilir.



İlk True Grit 1969'de Henry Hathaway tarafından yapılmış.

 Ben filmi izlemedim ama denilene göre Coen Kardeşler'in True Grit'iyle Henry Hathaway'in True Grit'i arasında pek büyük bir fark yokmuş. Eski True Grit genel yapısı itibariyle 'klasik bir 'western' filmiyle 'modern bir western filminin' arasında duruyorken, oyunculuklar itibariyle (John Wayne, başrol oyuncusu) tam anlamıyla modern bir yapıya sahipmiş. İşte tam bu noktada Coen Biraderler'in True Grit'iyle Hathaway'in True Grit'i kesişiyormuş. Yapı olarak mümkün olduğunca 69' yapımı True Grit'e bağlı kalmış Coen Birader'ler; tıpkı Jeff Bridges'ın kendi yorumunda John Wayne'in oyunculuğunda feyzalmış olduğu gibi...

(Yukarıdaki paragrafta yazdıklarım; sık sık takip ettiğim yorumcuların düşüncelerinden yola çıkılarak yazdığım birkaç cümledir. 69' yapımı True Grit'i izleyip, bu yorumu öyle yapmak istiyordum; ancak yaşadığım bir bilgisayar probleminden ötürü bu isteğimi gerçekleştiremedim.)

Son olarak filmi izleyecek olanlara şunu önerebilirim: her iki True Grit'i de izleyin ve iki (aslında üç) farklı yönetmenin filmde anlatılan hikayeye bakış açılarını gözlemleyin. Bence bu filmin tadı ancak 'eski versiyonuyla ilişkilendirilirse' çıkar.

0 yorum :

Yorum Gönder